Ana içeriğe atla

Sorumluluk ve Zaman


Hızla olur her şey. Zamanın hızına yetişmek çok zordur. Hatta imkansızdır. Sadece bir şans verilir bize. Her yarışı kazanmak için bir yol vardır. Arkamıza bakmakla büyük hatalar yaparız bazen.
Her ne kadar yenilsek de kazansak da kaderin ne olduğunu anlamak bizim işimiz değil. Anlayabilecek kadar da kapasitemiz yoktur. 

Çok büyük bir zekamız var ama bu bize bazı soruları çözmemiz için yetmez. Yeterli değildir. Koca bir elmanın %1'lik kısmını kullansak bile elimizde sonsuz bir güç var. Boşuna demiyorlar büyük güçler büyük sorumluluk getirir diye. Biz bu sorumluluğun büyük olduğunu anlıyoruz ama bazılarına bu küçük gelebilir. Söylemiştim ya zaman hiç durmaz diye. Bundan dolayı o zekanın da hiç durmaması lazım. Zamanla yarışımızda kazanmak için her hamlenin bir sonraki hamlesine bakmak lazım. 


Her zaman kazanan biz olalım. Sonuçta zamana yetişmek mümkün değil. Fiziksel olarak yetişemesek de beyin gücünde zamanın ilerisinde olmalıyız. Zaman geçer, hayat sıradanlaşır. Sıkılırız bazen insanın değişiklik yapmaya da hakkı vardır. İyi oynayan siz olun ve büyük hamleler yapın. Yapın ki zamanın gerisinde kalmayalım. Unutmayın bize verilen sorumluluk büyük değil küçük bile. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadi Şirazi Aşk Sözleri

           Sadi Şirazi Aşk Sözleri "Zulme uğrayanın kurumuş dudaklarına söyleyin gülsün, Bir gün mutlaka zalimin dişleri sökülecektir" Sadi-i Şirazi KabirIerinde rahat yatıp uyuyanIar, yeryüzünde haIkı rahat tutanIardır.  Kurdun kafasını, haIkın koyunIarını paraIadıktan sonra değiI, önce kesmek gerekir. Kendi ahIakını düşmanından dinIe; dostun gözünde her yaptığın iyidir.

Yaşama Sanatı : HAYAT

“Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir. ” derlerdi bize. Ahmet Ümit bir kitabında bunu şöyle açıklamıştı : “Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe annemiz de babamız da bizden uzaklaşmaya başlar; onları kardeşlerimizle paylaştığımızı anlarız. Kardeşimiz yoksa babayı anneyle, anneyi ise babayla paylaştığımızı fark ederiz. Bize gösterilen ilgi günden gü...

Eski Van Fotoğrafları

1933 Ylı cumhuriyet caddesi