Ana içeriğe atla

Bayram Sevinci



Memlekete göç başlamıştı.Herkeste ayrı bir telaş ve sevinç vardı.Camiler tıka basa doluydu.Ankara'dan çıkış yollarında trafik vardı ve birçok insan bayram namazını ve bayramlaşma merasimini bekliyordu.Ne kadar güzeldi her şey.İçimizdeki sevinç,heyecan ve coşku içimize yansıdığı gibi dışımıza da yansımıştı. 

Yollar kalabalık,insanlar meşguldü.Herkes gibi biz de memlekete gidiyorduk.Memleket hasreti ve bayram sevinci bende büyük bir heyecanı da beraberinde getirmişti.


Güneşli bir yaz havası ve yoğun bir nem vardı Çankırı'da.Siz bilirsiniz o bunaltıcı havayı ama her şeye rağmen memnundum ben halimden.Gökyüzünün mavisi ve güneşin sarısı mükemmel bir uyum sağlıyordu.Sonunda almıştım memleket kokan o kokuyu.O kokunun bana verdiği huzuru emin olun hiçbir yerde bulamazdım.Bir yıl aradan sonra insanlar birbirini tekrar tanımış ve sohbet etme fırsatı bulmuşlardı.Konuşmalar birbirine karışıyor,birlikte yemek yiyorduk.Ne kadar güzel şeylerdi bunlar,ne kadar güzeldi memleket,ne kadar güzeldi bayram.Küçük çocuklar nihayet gelmişti şeker toplamaya.Çok sevindim.Yıllardan beri devam eden gelenek bugün de etkisini kaybetmemişti.Küsler barışmış,savaşlara ara verilmiş,kavgalar sona ermiş ve sevinç de beraberinde gelmişti.Ne derler bilirsiniz hayırlı bir bayram hayırlı bir yılı da beraberinde getirir.Umarım hayırlı bir bayram ve hayırlı bir yıl ile beraber olursunuz.Yüzünüzdeki tebessüm daim olsun.Hayırlı bayramlar.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadi Şirazi Aşk Sözleri

           Sadi Şirazi Aşk Sözleri "Zulme uğrayanın kurumuş dudaklarına söyleyin gülsün, Bir gün mutlaka zalimin dişleri sökülecektir" Sadi-i Şirazi KabirIerinde rahat yatıp uyuyanIar, yeryüzünde haIkı rahat tutanIardır.  Kurdun kafasını, haIkın koyunIarını paraIadıktan sonra değiI, önce kesmek gerekir. Kendi ahIakını düşmanından dinIe; dostun gözünde her yaptığın iyidir.

Yaşama Sanatı : HAYAT

“Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir. ” derlerdi bize. Ahmet Ümit bir kitabında bunu şöyle açıklamıştı : “Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe annemiz de babamız da bizden uzaklaşmaya başlar; onları kardeşlerimizle paylaştığımızı anlarız. Kardeşimiz yoksa babayı anneyle, anneyi ise babayla paylaştığımızı fark ederiz. Bize gösterilen ilgi günden gü...

Eski Van Fotoğrafları

1933 Ylı cumhuriyet caddesi