Ana içeriğe atla

entellektüel sözler,entelektüel laflar

entellektüel sözler,entelektüel laflar

Bazen Sadece Nefret edilmeyi seviyorum , Tarifsiz bir his! Bana başardığımı kanıtlıyor....!

Ne zaman bir nefeste yaşam buldum desem, Her nefeste bir parçam daha öldü !

Giderek daha çok seviyorum seni demişti. O yüzden gitti demek ki.

Açtığın yaralara zaman ve dua sürdüm bekliyorum.
Nasıl oluyor da vakit bir türlü geçmezken yıllar, hayatlar geçiyor.




Yalnızlığı çok seversek, bir gün o da çekip gider mi?
Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.


 İsmini bundan sonra anmayacak olmanin vermis oldugu bir hüzün var sadece, Yasaklanmis kitaplar gibi toplatildi tüm hatiralarin, Gönül raflarindan... Olağan üstü tek hal yoklugun olduğu icin cikmiyorum dolastigimiz sokaklara. 

Önce vardın, hiç kimseye benzemiyordun. Şimdi yoksun, herkes gibi oldun.

Her şey gelip geçici ey gönül… Bak, az önce aldığın nefes bile geldi geçti. Sen baki olana razı ol.

İnsanı en çok üzen şey; ummadıkları kişiler adam olurken, adam sandıklarının insan bile olamamış olmasıdır.

Ya hatalarınla yüzleşir ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.

Baktım sana kızgın değilim, kırgın değilim, dargın değilim… Kısacası artık ben sana “hiçbir şey” değilim.

“Her şey çok güzel olacak” masalı yerine, “kötü şeyler de olacak ama yanında olacağım” samimiyetini seviyorum. 

Yoksulluk kapıdan girince,aşk pencereden çıkar.. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sadi Şirazi Aşk Sözleri

           Sadi Şirazi Aşk Sözleri "Zulme uğrayanın kurumuş dudaklarına söyleyin gülsün, Bir gün mutlaka zalimin dişleri sökülecektir" Sadi-i Şirazi KabirIerinde rahat yatıp uyuyanIar, yeryüzünde haIkı rahat tutanIardır.  Kurdun kafasını, haIkın koyunIarını paraIadıktan sonra değiI, önce kesmek gerekir. Kendi ahIakını düşmanından dinIe; dostun gözünde her yaptığın iyidir.

Yaşama Sanatı : HAYAT

“Yaşam, kaybetmeyi öğrenmektir. ” derlerdi bize. Ahmet Ümit bir kitabında bunu şöyle açıklamıştı : “Kaybetme maceramız daha ana karnından çıktığımızda başlar. Hiç emek harcamadan hüküm sürdüğümüz, dünyanın en güvenli, en yumuşak korunağını, ana rahmini kaybederiz önce. Bizden intikam almak için bekleyen dünya, sanki niye çıktın oradan dercesine, gözlerimizi yakan ışıkları, kulaklarımızı tırmalayan gürültüsü, sıcağı, soğuğu, açlığı, kiri, hastalığıyla saldırır üzerimize. Ama biz de öyle kolay kolay pes etmeyiz. Kaybettiklerimizin yerine anında başka bir şey koyarız. Hem cennetimizi yitirsek de o kutsal yerin sahibi olan annemiz bizimledir, üstelik yanında bir de baba verilmiştir emrimize. Dışarıdaki dünyaya alışmaya başlayınca kaybettiğimiz cenneti hemen unutuveririz. Ancak büyüdükçe annemiz de babamız da bizden uzaklaşmaya başlar; onları kardeşlerimizle paylaştığımızı anlarız. Kardeşimiz yoksa babayı anneyle, anneyi ise babayla paylaştığımızı fark ederiz. Bize gösterilen ilgi günden gü...

Eski Van Fotoğrafları

1933 Ylı cumhuriyet caddesi